Sefiller
Sonsuz bir uykuya daldı
Kader ona neler yaptı!
Yaşıyordu, melekten yoksun olunca sönüp gitti
Çok sade bitti olay, bir gül solar gibi
Akşam olunca ufukta gün solar gibi…
Sefiller’den son satırlardı bu dizeler. Okuyanlar çok iyi hatırlayacağı gibi Jean Valjean’ın mezartaşına yazılanlar..Hayatını ne de kısa özetliyordu.
Gerçekten üzgündüm kitabı kapatırken. Her romanın sonuna gelmek hep tuhaf bi hüzün verir ama bu sefer bir kaç damla gözyaşı da eşlik etti vedamıza…
Bir kürek mahkumuydu Jean Valjean, bir ekmek çalmıştı ve ömrü boyunca bu yüzden önce çevresindekiler sonra vicdanı onu hep dışladılar, suçladılar. Özgürlüğe ve gurura öyle düşkündü ki firar çabaları yüzünden hepsi ondokuz yıla çıkmıştı.
Yıllar sonra Cosette’yle karşılaştı; küçük çirkin Cosette.. Sekiz yaşında bir çocuktu,orman kenarında kış ortasında ayakları çıplak ve ıslak..Hasta annesi ona emanet edip ölmüştü, bundan sonra hayatının gayesi oldu, yaşam sevinci oldu, bahçede oynarken pencerenin ardından seyrettiği özgürlüğü oldu Cosette.
Bir gün bir delikanlıyı sevdi, gitti…Sonrası sonbaharda bağ bozumu gibiydi. Hastalandı ve bu dünyayı terkedip gitti…
Buydu işte yaşam, öykü özetle hep buydu.
Hayat umursanmaya pek de değmezdi. Ciltler boyu yazılanlar da SON yazmıyor muydu nihayetinde?
Aslında Valjean’ın ölümüne değil, yıllar boyu kendi için hiçbirşey yapmayıp mutluluğu huzuru başka gözlerde aramasına takılmıştım ben. Mahkumiyeti başkaları için, firarları başkaları için, saklanması başkaları için, hüznü gözyaşı alkışları hep başkaları içindi…Özgürlüğe arzusu bile..”ben”siz bir dünya, “ben”siz bir ölümdü onunki..
Hayat ne içindi? Mahkumiyet neydi? Özgürlük bu muydu? Tekrar tekrar düşündüm, hele mutluluğu? neydi ki dedim, nerdedir acaba? kimlerledir şimdi neler yapar?
Yüreğimdeki hüznü arttırdı Sefiller, gerçekten güzel bir eserdi.
Niye mi anlattım bunları, niyetim okumayanları meraklandırmak ve yıllar önce okuyup unutanlara yeniden okumalarını tavsiye etmekti..
trkn
Nisan 25, 2007 01:44
aaa türkan gelmiş:)
türkancım, sefiller benimde çok beğenerek , çok severek ve hatta içerisinde çoğu zaman üzülerek, hüzünlenerek okuduğum hayatımda önemli kitaplardan birkaçıdır.
ortaokul sıralarında sürekli bu kitabı okuyan bir arkadaşım vardı.ona sitem ederdim ne kadar okuduğuna dair.oda sürekli bana bu kitabı okumam gerektiğini söylerdi.
ben çok geç okudum ve arkadaşımın dediğini çabuk uygulamadığım için pişman olmuştum.
aynı istekte başka bir arkadaşıma bulundum.bunu mutlaka okumalısın dedim.o benim gibi yapmadı ve dinledi okudu.bir gün baktım içerdeki odadan ağlama sesleri geliyor.ne oluyor demeye kalmadan odaya daldım ki bana dedi ki,
sefilleri bitirdim ve çok üzgünüm.
bunları söylerkende hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.
evet okumayanlar okusun hatta mümkün olursa bende tekrar okumak isterim.
sağol türkancım bana anılarımı hatırlattığın için.
sende kusura bakma kafanı şişirdiğim için:))
Nisan 25, 2007 01:44
hoşbulduk süveydacım beni böle güzel yorumunla karşılaştığın için de ayrıca tşk ederim: )
herşey nasip işte..
kitap okumak güzel, aslında klasiklerin çogunu okumuş biri olarak sefiller’i bukadar sona bırakmam enteresan ama belki de daha iyi anlamış olmuşumdur
kafa şişirmek ne demek..çok çok memnun olurum:)